Fatiha Suresinde Neden “Biz” Diyor?
Fatiha suresi, İslam’ın temel dualarından biri olarak günlük yaşamda sıkça okunan bir metin. Ancak, Fatiha suresindeki “biz” zamiri, dinî bir bağlamdan öte, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından derinlemesine incelenmeye değer bir öğe sunuyor. İstanbul’da, toplu taşımada, sokakta ya da iş yerinde gördüğüm sahneler, bu konuyu anlamamda bana yardımcı oldu. Bu yazıda, Fatiha suresindeki “biz” ifadesinin toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle nasıl bağlantılı olduğunu anlatacağım.
Fatiha Suresinde “Biz” Zamiri: Bir Toplumsal Yansıma
Fatiha suresi, İslam’daki en önemli dua ve her gün namazda okunuyor. Birçok kişi bu duayı okurken, kelimelerin anlamına yoğunlaşmadan, sadece bir ibadet ritüeli olarak görmekte. Ancak, bu surenin içinde geçen “biz” zamiri, özellikle toplumsal bağlamda farklı bir boyuta taşınıyor. “Biz” burada sadece bir topluluğu, bir grubu değil, aynı zamanda insanları ve toplumu bir araya getiren bir öğeyi simgeliyor. İnsanlar farklı cinsiyetlerden, farklı sınıflardan ve kültürlerden gelse de, bu “biz” ifadesi, toplumsal bir bütünün parçası olma anlamına geliyor.
Gözlemlerim bana şunu gösteriyor: Toplumda bir arada yaşamak, yalnızca farklılıkları kabul etmekle değil, aynı zamanda bu farklılıkların bir arada var olmasına olanak tanımakla mümkün. Örneğin, İstanbul’un sokaklarında yürürken her gün farklı kültürlerden ve toplumsal gruplardan insanlarla karşılaşıyorum. İş yerinde, kadınların ve erkeklerin eşit fırsatlara sahip olması gerektiğini savunuyoruz, ancak sosyal yapının çoğu zaman bu idealden ne kadar uzak olduğunu görmek de zor olmuyor. İşte bu “biz” ifadesi, her bireyi bir araya getirip, bu çeşitliliğin de doğal bir parçası haline getiriyor.
Toplumsal Cinsiyet Perspektifiyle “Biz”
“Biz” ifadesini toplumsal cinsiyet perspektifinden ele alacak olursak, Fatiha suresindeki bu zamirin, erkek ve kadının eşit bir şekilde ibadet edebilmesini ve toplumda eşit haklara sahip olmasını simgelediğini görebiliriz. İstanbul’daki toplu taşımada bazen karşılaştığım sahneler, bu bakış açısını daha da netleştiriyor. Bir sabah metrobüse binerken, bir kadının yaşadığı rahatsızlık nedeniyle hemen yanına oturan bir adamın ona yardımcı olduğunu gördüm. O an, “biz” kelimesi kulağımda yankı yaptı. Çünkü birinin yardım etmesi, toplumsal normlardan bağımsız olarak, insan olmanın bir gereği gibi görünüyordu. Ancak ne yazık ki, bu tür dayanışmalar her zaman görülmeyebiliyor. Özellikle kadınların ve LGBT+ bireylerin toplumsal hayatta yaşadıkları eşitsizlikler, bu “biz” anlayışının hala yeterince güçlü olmadığını gösteriyor.
Fatiha’daki “biz” zamiri, aslında toplumsal cinsiyet ayrımcılığına karşı bir duruş sergileyebilir. Bunu anlamak, hem kadınların hem de erkeklerin toplumsal rol ve sorumluluklarının eşit derecede önemli olduğunu fark etmekle mümkündür. Yine de, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin hala devam ettiğini düşündüğümüzde, bu “biz” anlayışının daha fazla işlevsel olabilmesi için değişen toplumsal normlarla şekillenmesi gerektiğini söylemek de kaçınılmaz.
Çeşitlilik ve Sosyal Adalet: Fatiha Suresinin Toplumdaki Yeri
Fatiha suresindeki “biz” ifadesi, sadece toplumsal cinsiyet değil, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında da önemli bir anlam taşır. İstanbul’un farklı semtlerinde, farklı etnik kökenlerden gelen insanlar yan yana yaşıyor. Farklı dinlere mensup bireyler de var. Ancak sosyal adaletin sağlanamadığı durumlarda, bu çeşitliliğin çok yönlü etkilerini görmek zorlaşıyor. Örneğin, bir sokakta, farklı dil ve kültürlere sahip insanları gözlemlerken, aralarındaki eşitsizliğin varlığını hissedebiliyorum. Kimisi daha iyi işlerde çalışırken, kimisi sadece hayatta kalabilmek için mücadele ediyor.
Fatiha’daki “biz” ifadesi, çeşitliliği ve farklılıkları kucaklamayı simgeliyor. Herkesin eşit şekilde dua edebilmesi, toplumdaki farklı grupların bir arada var olabilmesi için bir temel sağlıyor. Bu “biz”, her bir bireyin eşit haklara sahip olmasını, çeşitliliğin zenginlik olarak görülmesini anlatıyor. Ne yazık ki, sosyal adaletin eksik olduğu durumlarda, bu çeşitliliğin tam anlamıyla kabul edilmesi mümkün olmuyor. Toplumsal gruplar arasında eşitsizliklerin giderilmesi için daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiği bir gerçek.
Sonuç: Fatiha Suresi ve Toplumsal Hayat
Fatiha suresindeki “biz” ifadesi, sadece dini bir öğe olmanın ötesine geçiyor ve toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli konuları gündeme taşıyor. İstanbul’da, sokakta, toplu taşımada ya da iş yerinde gördüğüm her günkü sahneler, bu ifadenin toplumda nasıl yansıdığını anlamamı sağlıyor. Fatiha’daki “biz”, toplumsal eşitlik ve adaletin temellerini atmak, farklılıkları bir arada kabul edebilmek ve çeşitliliği zenginlik olarak görmek anlamına geliyor. Bu kavramlar günlük hayatta karşımıza çıkarak, bizim de toplum olarak “biz” olma bilincimizi güçlendiriyor. Fatiha suresi, aslında her birimiz için, daha adil ve eşitlikçi bir toplum kurma yolunda bir çağrıdır.